Brezilya'da bulunan 110 milyon yıllık akrep fosili, Resimde de görüldüğü gibi günümüz akreplerinden farksızdır.
Bilinen en eski akrep fosillerinden biri 320 milyon yıllıktır. Resimde fosili görülen akrep ise 110 milyon yaşındadır. 320 milyon yıl önce yaşayan akrepler de, 110 milyon yıl önce yaşayan akrepler de, günümüzde yaşayan akrepler de aynıdır. Yüz milyonlarca yıldır değişmeyen akrepler bir Yaratılış gerçeği delilidir.
Yukarıda görülen karabatak fosili 18 milyon yıllık olup Şili'de bulunmuştur. Yandaki resimde de günümüz karabataklarından örnekler görülmektedir. Bu örnekler, 18 milyon yıl önce yaşayan karabatakların günümüzde yaşayanlarından hiç bir farkı olmadığının delilidir. Bu farksızlık, söz konusu canlıların milyonlarca yıldır değişmediğini, yani evrim geçirmediklerini göstermektedir.
Günümüzden 25 milyon yıl önce yaşayan yukarıdaki yengeç fosilini alttaki yaşayan yengeçle kıyasladığınızda aralarında hiçbir fark bulunmadığını görebilirsiniz.
Fosil kayıtları her açıdan evrim teorisini yalanlamaktadır. Teoriyi yalanlayan fosil örneklerinden biri de, resimde görülen 25 milyon yaşındaki yengeç fosilidir. On milyonlarca yıldır değişmeden kalan yengeçler, canlıların evrimleşmediğini bir kez daha teyit etmektedir. Bu yengeç fosilinin, günümüzde yaşayan yengeçlerden hiçbir farkı yoktur.
23-5 milyon yıllık sırtlan kafatası.
Darwinistlerin bilim dışı iddialarına göre sürüngenler memelilerin de atasıdır. Ancak bu iki canlı sınıflaması arasında çok büyük farklar vardır. Evrimciler bugüne kadar bu konudaki sorulara tatmin edici tek bir bilimsel cevap verememişlerdir. Çünkü canlılar birbirlerinden değişerek var olmamış, bir anda eksiksiz olarak yaratılmışlardır.
Kanada'da bulunan 54-37 milyon yıllık olan huş ağacı yaprağının fosili yandaki resimde yer almaktadır. Yukarıda ise günümüzde yaşayan bir huş ağacı yaprağı görülmektedir.
Huş ağacı, Betula sınıfında yer alan, kuzey iklimlerinde yetişen bir bitkidir. Resimde görülen fosil, 54 - 37 milyon yıl yaşındadır. Günümüzdeki örnekleriyle tıpatıp aynı olan bu fosil örneği, diğer tüm canlılar gibi, huş ağaçlarının da evrim geçirmediğinin delillerinden biridir.
Resimde görülen istiridye 268 - 146 milyon yaşındadır. Yüz milyonlarca yıl önce yaşamış olan istiridyelerin günümüzde yaşayanlarla aynı olduğunu gösteren bu fosil, evrimi yalanlamaktadır.
Günümüzde yaşayan istiridyelerle milyonlarca yıl önce yaşayanlar arasında bir fark olmadığının delili yukarıdaki fosil ile günümüzdeki örneklerinin aynı olmasıdır.
Yukarıdaki resimde görülen karides fosili 145 milyon yıllıktır.
Yanındaki resimde de günümüz karidesi görülmektedir.
Karidesin vücudu kalsiyum karbonattan meydana gelen bir zırhla kaplıdır. Gövdesi eklemlidir. Resimde görülen karides fosili ise 145 milyon yıl yaşındadır. Milyonlarca yıldır yapılarını aynen koruyan ve herhangi bir değişime uğramayan karidesler, canlıların evrim geçirmediğinin yaşayan bir delilidir.
Sağdaki resimde 390 milyon yıllık bir deniz yıldızı fosili görülmektedir.
Üstteki resimde de günümüz deniz yıldızı...
390 milyon yıl önce yaşamış olan deniz yıldızlarının, bugünkü denizlerde yaşayan deniz yıldızlarından hiçbir farkı yoktur. Aradan geçen yüz milyonlarca yıla rağmen değişime uğramayan deniz yıldızları, tarihin hiçbir döneminde evrim yaşanmadığını göstermektedir.
25 milyon yıllık örümcek fosili (üstte). Solda ise günümüzdeki örneği görülüyor.
Günümüzde yaşayan örümceklerin sahip oldukları tüm özelliklere milyonlarca yıl önce yaşayan örümcekler de sahiptir. 25 milyon yıllık amber içindeki örümcek fosili bu gerçeğin ispatlarındandır.
Sağda 54-37 milyon yıllık bir yarasa fosili görülmektedir.
Yukarıda da günümüz yarasalarından bir örnek.
Sahip oldukları özel sonar sistemi sayesinde yarasalar zifiri karanlıkta, hiçbir şey görmeden son derece kıvrak ve kusursuz manevralarla uçar. Karanlık bir odanın zeminindeki küçücük bir tırtılı bile algılar ve avlar. Bu sistem olmadan canlının yaşaması mümkün değildir. Milyonlarca yıllık yarasa fosilleri canlıların evrim geçirdiği iddiasını reddetmektedir.
Üstte 80 milyon yıllık timsah fosili ve onun üstünde günümüzde yaşayan örneği görülmektedir.
Tüm fosil örnekleri yüz milyonlarca yıl önce yaşamış canlılarla bugünkü örnekleri arasında hiçbir fark olmadığını gösterir. En eski jeolojik dönemlerde yaşayan canlılar dahi hiç değişiklik geçirmeden günümüze kadar gelmişlerdir. Canlılar tarihin hiçbir döneminde ilkelden gelişmişe doğru bir süreç yaşamamışlardır. Tam aksine bugünkü aynı kompleks yapı ve özellikleriyle yeryüzünde bir anda ortaya çıkmışlardır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder